16809,70%0,67
43,65% 0,03
52,00% 0,35
7117,33% -0,26
11719,20% -0,07
EKONOMİ - Bilnidiği üzere 10 yıla yakın bir süredir ülkemizde enflasyon dünya geneline göre çok aşırı yüksek seyrediyor. Atılan adımlar enflasyonun hızını bazı dönemlerde kessede hala yüksek seyir devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Enflasyon Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026, 2027 ve 2028 yıllarına ilişkin yıl sonu enflasyon tahminlerini açıkladı. Banka, 2026 yıl sonu için enflasyon tahmin aralığını yüzde 15 ile yüzde 21 olarak belirlerken, orta noktayı yüzde 16 olarak korudu.
Piyasaların yakından takip ettiği raporda, enflasyonun önümüzdeki üç yıllık süreçte kademeli olarak düşüş eğilimine gireceği öngörüldü. 2027 yıl sonu enflasyon tahmin aralığı yüzde 6 ile yüzde 12 olurken, orta nokta yüzde 9 olarak açıklandı. 2028 yılı için ise ara hedef yüzde 8 olarak belirlendi. TCMB, enflasyonun 2028’de yüzde 8 seviyesine geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 civarında istikrar kazanmasını bekliyor.
Başkan Karahan, 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin ara hedeflerin sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak korunduğunu vurguladı. 2028 yılı için belirlenen yüzde 8’lik hedefin ise dezenflasyon sürecinin kalıcı hale gelmesi açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.
2026 yılı tahmin aralığındaki güncellemede bazı risk unsurlarının belirginleşmesi, temel varsayımlardaki revizyonlar ve TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişikliklerin etkili olduğu belirtildi. Özellikle hizmet grubunun tüketim sepetindeki ağırlığının artması, projeksiyonlara yansıyan önemli faktörlerden biri oldu.
Sunumunda küresel ekonomik gelişmelere de değinen Karahan, küresel büyümenin 2025 Nisan öncesi tahminlerle paralel seyrettiğini söyledi. Ancak aşağı yönlü küresel risklerin sürdüğünü belirten Karahan, enerji dışı emtia fiyatlarının dalgalı bir seyir izlese de artış eğilimini koruduğunu ifade etti.
Gelişmiş ülkelerin para politikası beklentilerinin finansal piyasalar üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Karahan, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına ilişkin belirsizliğin küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi.
TCMB verilerine göre, kapasite kullanım oranı son çeyrekte artış gösterdi. İş gücü piyasalarında iyileşme sürerken, altın hariç perakende satışlarda sınırlı bir ivmelenme görüldü. Kartlı harcamalarda da yılın son çeyreğinde artış kaydedildi. İmalat sanayindeki toparlanmanın sürdüğü belirtilirken, mevcut talep koşullarının dezenflasyon sürecini destekler nitelikte olduğu ifade edildi.
Ocak ayında enflasyonun tahmin aralığının üst bandına yakın gerçekleştiği aktarılırken, özellikle gıda fiyatlarındaki oynaklığa dikkat çekildi. Sebze fiyatlarında dönemsel arz koşullarına bağlı artışların enflasyon üzerinde etkili olduğu kaydedildi.
Hizmet enflasyonunda ise kira ve eğitim kalemlerinin belirleyici rol oynadığı belirtildi. TCMB, kira enflasyonundaki yavaşlamanın devam etmesini beklerken, eğitim sektörüne yönelik son düzenlemelerin dezenflasyon sürecini desteklediğini vurguladı.
Temel mal grubunda döviz kuru geçişkenliğinin zayıfladığı ifade edilirken, enflasyon beklentilerinin dezenflasyon sürecinin başarısı açısından kritik olduğu belirtildi.
TCMB, sıkı para politikasını sürdürdüğünü yineledi. Politika faizi 100 baz puanlık indirimle yüzde 37 seviyesine çekilirken, sıkı duruşun makroihtiyati tedbirler ve etkin likidite yönetimiyle desteklendiği vurgulandı. Fazla likiditenin sterilize edildiği ve açık piyasa işlemlerinin aktif şekilde kullanıldığı bildirildi.
Kredi büyümesinde 2024’ten bu yana TL lehine eğilim sürerken, hem ticari hem bireysel kredilerin artış gösterdiği ifade edildi. Dezenflasyon süreciyle uyumlu bir kredi büyümesi için limitlerde güncellemeye gidildiği açıklandı.
Kur Korumalı Mevduat (KKM) bakiyesinin 0,1 milyar doların altına indiği belirtilirken, sermaye görünümünün güç kazandığı ifade edildi. Rezervlerdeki olumlu seyrin sürdüğü, altın fiyatlarındaki yükselişin rezervlere 22 milyar dolar katkı sağladığı aktarıldı.
Öte yandan kuraklık ve don olaylarının gıda fiyatları üzerinde baskı yarattığı, yönetilen ve yönlendirilen fiyatların ise varsayımların üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Petrol, ithalat ve gıda fiyatlarına ilişkin varsayımlar yukarı yönlü güncellendi.
TCMB, Enflasyon Raporu’nu yılda dört kez yayımlamaya devam edecek. 2026 yılı takvimi şöyle:
Enflasyon Raporu 2026-I: 12 Şubat 2026
Enflasyon Raporu 2026-II: 14 Mayıs 2026
Enflasyon Raporu 2026-III: 13 Ağustos 2026
Enflasyon Raporu 2026-IV: 12 Kasım 2026
TCMB’nin 2026 için yüzde 16 orta tahmini, para politikasında kademeli dezenflasyon sürecinin sürdürüleceğine işaret ederken, küresel riskler ve gıda fiyatlarındaki oynaklık önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları olmaya devam edecek.