14710,86%-0,39
43,04% 0,05
50,35% 0,07
6172,41% -0,71
10167,41% 0,08
İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, kamuoyunda “Şahinler” olarak bilinen organize suç örgütüne yönelik açılan davanın 12. celsesi görüldü. Dosya kapsamında yapılan duruşmada, çok sayıda tutuklu ve tutuksuz sanık ile müdafileri hazır bulunurken, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.
05 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşmaya, tutuklu sanıklar Mehmet Şahin ve Rovshen Durdyyev cezaevinden getirilirken, bazı tutuklu sanıklar SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Tutuksuz sanıklar ile çok sayıda avukat da duruşma salonunda hazır bulundu. Heyet değişikliği nedeniyle önceki tutanak ve belgeler okunarak yargılamaya devam edildi.
Dosyanın mağdurlarından iş insanı Şefik Yalvaç ise; örgütlü olarak kendisini 1,5 milyon dolar civarında dolandıranların Hasan Akdeniz ve Salih Yiğiner olduğunu, şüpheliler ve aile üyeleri hakkında Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve Terörün Finansmanı içerikli şikayet dilekçesinin avukatları aracılığı ile savcılığa teslim ettiğini belirtti. Konuyla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde farklı bir dosyadan gözaltına alınan ve akabinde tutuklanan Galatasaray eski kulübü yöneticisinin de adı dosya kapsamında geçmiş, önümüzdeki günlerde savcılık ve mahkeme süreçleri ile yeni gelişmelerin yaşanabileceği belirtiliyor.
Bilindiği üzere son aylarda İstanbul'da çok sayıda suç örgütüne operasyon yapılmış, aralarında ünlü isimlerinde olduğu şüpheliler hakkında adli süreç başlatılmıştı.
Mahkeme heyeti, dosya kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan bazı sanıkların henüz yakalanamadığını, sanık A. Tan hakkındaki yakalama emrinin ise infaz edildiğini kayda geçirdi. Bir kısım müşteki hakkında çıkarılan zorla getirme kararlarının da sonuçsuz kaldığı bildirildi. Yurt dışında bulunan müştekilerle ilgili adres tespitine yönelik yazışmaların dosyaya girdiği belirtildi.
Duruşmada dinlenen bazı müştekiler, olaylara ilişkin bilgileri olmadığını, sanıklardan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini beyan etti. Tanık olarak dinlenen Abdulhakim Al’ın ifadesi SEGBİS üzerinden kayda alınırken, tarafların ek taleplerinin bulunmadığı bildirildi.
Cumhuriyet savcısı, celse arasında sunulan ve duruşmada tekrarlanan esas hakkındaki mütalaasında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar sonucunda geniş kapsamlı bir yapılanmanın ortaya çıkarıldığını ifade etti.
Mütalaada, sanıkların cebir, tehdit ve şiddet kullanarak haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla silahlı organize suç örgütü kurdukları ve yönettikleri iddia edildi. Savcılık, müştekilerin zorla alıkonulduğu, darp edildiği, senet imzalatıldığı ve araçlarına el konulduğu yönündeki iddiaların teknik takip, tanık beyanları, iletişim kayıtları ve kolluk tutanaklarıyla desteklendiğini kaydetti.
Savcılık mütalaasında, tutuklu bulunan S. Ş.'nin cezaevinde olması nedeniyle örgütün dağılmaması adına liderlik rolünün M.Ş. tarafından üstlenildiği öne sürüldü. B. Ş. ve Hasan Akdeniz’in ise örgüt yöneticileri konumunda olduğu, diğer sanıkların da bu yapı içerisinde hiyerarşik bir düzenle hareket ettikleri iddia edildi.
Örgütün, “Şahinler” adıyla bilinirlik kazandığı, bu ismin sağladığı korkutucu etkiyle mağdurlar üzerinde baskı kurulduğu ve bu yolla yağma, tehdit ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının işlendiği savunuldu. Mütalaada, örgüt üyelerinin silahlı ve kalabalık gruplar halinde hareket ettiği, talimatların sorgulanmadan yerine getirildiği ve yapının süreklilik arz ettiği vurgulandı.
Taraflara tevsii tahkikat talepleri sorulurken, savcı ve sanık müdafileri ek araştırma talebinde bulunmadı. Dava, savcılık mütalaası doğrultusunda sanıkların savunmalarının alınması ve hüküm aşamasına yaklaşılmasıyla birlikte ilerleyen celselerde devam edecek.
Kamuoyunun yakından takip ettiği dava, Türkiye’de organize suçlarla mücadele kapsamında yürütülen en kapsamlı yargılamalardan biri olarak dikkat çekiyor.