14155,46%0,76
42,69% 0,23
50,15% 0,06
5897,70% 0,71
9533,17% 2,62
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski hukuk danışmanı ve ceza hukuku alanının önemli isimlerinden Prof. Dr. İzzet Özgenç, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya’ya yönelik son derece sert ifadeler içeren bir açıklama yaptı. Özgenç’in çıkışı, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman hakkında verilen AYM kararını uygulamamasına ilişkin değerlendirmeleriyle gündeme oturdu.
AYM’nin verdiği hak ihlali kararının ardından yerel mahkemenin tahliye adımı atmamasını “açık bir anayasa ihlali” olarak nitelendiren Özgenç, bu tutumun yargı gücünün kötüye kullanılması anlamına geldiğini ifade etti. Kararın açık olmasına rağmen bireyin özgürlüğünün kısıtlanmaya devam edilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını vurgulayan deneyimli hukukçu, Tayfun Kahraman’ın “derhal tahliye edilmesi gerektiğini” söyledi.
Prof. Dr. Özgenç, yaptığı açıklamada AYM kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunun altını çizerek, bu bağlayıcılığın tartışmaya açılmasının dahi kabul edilemez olduğunu belirtti. Özgenç, “Yargı gücünün kötüye kullanılmasıyla AYM kararının bağlayıcılığının yok sayılması ve bir kişinin hürriyetinden yoksun bırakılmasının sürdürülmesi açık bir Anayasa ihlalidir” diyerek hukuk düzeninin temel taşlarının zedelendiğini dile getirdi.
Bu sözleri, yüksek yargı ile alt derece mahkemeleri arasındaki gerilim tartışmalarını yeniden alevlendirirken, hukuk çevrelerinde de geniş yankı buldu.
İzzet Özgenç’in en dikkat çeken çıkışı ise AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın geçtiğimiz günlerde Malatya İnönü Üniversitesi’nin akademik yıl açılışında yaptığı konuşmada gözyaşlarına hakim olamamasına yönelikti.
Özgenç, Özkaya’nın o anına göndermede bulunarak şu sert ifadeleri kullandı:
“Anayasa Mahkemesi ile restleşilmesi, kararlarının tanınmamasında ısrar edilmesi karşısında, hiçbir tepki göstermeden ve sıkılmadan başkanlık postunda oturmaya devam eden zavallıya, yol kenarında bir ağaç altında gelenin geçenin görebileceği şekilde oturup ağlamaya devam etmesi yakışır.”
Bu sözler, yüksek yargı dünyasında ve siyasi çevrelerde büyük tartışma yaratırken, Özgenç’in eleştirileri birçok hukukçu tarafından “yargı bağımsızlığı ve anayasal düzen” bağlamında değerlendirilerek gündemin üst sıralarına yerleşti.