15618,02%0,48
43,28% 0,06
50,84% 0,86
6582,37% 1,34
10624,85% 0,96
Türkiye’de kamu görevlilerinin maaş ve emeklilik haklarını doğrudan etkileyen 3600 ek gösterge düzenlemesi, yıllardır tartışılmaya devam ederken, konuyla ilgili dikkat çeken bir değerlendirme de Avukat Bülent Cansu’dan geldi. Cansu, 3600 ek gösterge meselesinin yalnızca belirli meslek gruplarına tanınmasının ciddi bir sosyal adalet sorununa yol açtığını belirterek, birinci dereceye ulaşmış tüm kamu görevlilerinin bu haktan yararlanması gerektiğini vurguladı.
Avukat Bülent Cansu, yaptığı açıklamada, 2022 yılında çıkarılan yasal düzenleme ile öğretmen, polis, sağlık çalışanları ve din görevlilerinin ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesinin önemli bir adım olduğunu ancak aynı düzenlemenin adalet personeli başta olmak üzere milyonlarca kamu emekçisini kapsam dışında bıraktığını hatırlattı. Cansu’ya göre, bu durum kamuda eşitlik ilkesini zedelediği gibi, yıllardır benzer sorumlulukları taşıyan memurlar arasında derin bir hakkaniyetsizlik algısına neden oldu.
Cansu, geçmiş yıllarda hükümet yetkililerinin farklı platformlarda 3600 ek gösterge konusunda net vaatlerde bulunduğunu anımsatarak, özellikle 1 Mayıs 2023’te dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in “1. dereceye ulaşmış tüm memurlara 3600 ek gösterge verilecek” yönündeki açıklamasının hâlâ hayata geçirilmediğine dikkat çekti. Bu açıklamanın yalnızca bir temenni değil, açık bir siyasi taahhüt olduğunu vurgulayan Cansu, aradan geçen zamana rağmen somut bir yasal düzenlemenin yapılmamasının kamu görevlilerinde hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.
Avukat Cansu ayrıca, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 2024-2025 yıllarını kapsayan kararlarında da 1. derecedeki memurların 3600 ek göstergeden faydalanmasına yönelik çalışma yapılacağının açıkça yer aldığını hatırlatarak, bu kararın beklentiyi hukuki bir zemine taşıdığını söyledi.
Açıklamasında 7417 sayılı Kanun’un gerekçesine özel bir parantez açan Avukat Bülent Cansu, kanun gerekçesinin ek gösterge artışının yalnızca belli unvanlarla sınırlı tutulmasını değil, tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde bütüncül bir düzenlemeyi hedeflediğini dile getirdi. Cansu, gerekçede açıkça “tüm kamu görevlilerinin ek göstergelerinin yükseltilmesinin amaçlandığının” ifade edildiğini vurgulayarak, mevcut uygulamanın kanunun ruhuna ve gerekçesine aykırı olduğunu savundu.
Cansu’ya göre, 1994 yılından bu yana ek gösterge sistemine ilişkin kapsamlı bir düzenleme yapılmadığının gerekçede özellikle vurgulanmış olması, günümüz şartlarında kamu hizmetinin artan yükü karşısında bu sistemin yeniden ele alınmasının zorunlu olduğunu ortaya koyuyor.
3600 ek göstergenin sadece maaş artışı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Avukat Bülent Cansu, asıl etkinin emeklilik aylıkları ve ikramiyeler üzerinde ortaya çıktığını söyledi. Yıllarca devlete hizmet etmiş, birinci dereceye kadar yükselmiş bir memurun yalnızca kadro unvanı nedeniyle daha düşük emekli maaşı almasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Cansu, özellikle adalet teşkilatında görev yapan zabıt katipleri ve yazı işleri personelinin yoğun iş yüküne rağmen emeklilikte mağdur edildiğini dile getirdi.
Cansu, “Eşit eğitim, benzer sorumluluk ve aynı hizmet yılına rağmen ek gösterge kaynaklı farklar, eşit işe eşit ücret ilkesine açıkça aykırıdır” diyerek, 3600 ek göstergenin bir lütuf değil, sosyal adaletin ve hakkaniyetin zorunlu bir sonucu olduğunu vurguladı.
Açıklamasında kurumlar arası dengesizliğe de değinen Bülent Cansu, farklı bakanlıklarda benzer görevleri yapan personelin farklı ek göstergelerle emekli olmasının çalışma barışını zedelediğini belirtti. Bu adaletsizliğin giderilmesinin, yalnızca bireysel hakların teslimi değil, aynı zamanda kamu hizmetinin niteliğini artıracak bir adım olacağını söyledi.
Cansu, motivasyonu yüksek ve emeğinin karşılığını alacağına inanan kamu çalışanlarının hizmet kalitesini de yükselteceğini ifade ederek, özellikle yargı hizmetlerinde deneyimli personelin sistemde tutulmasının adaletin işleyişi açısından hayati olduğunu dile getirdi.
Avukat Bülent Cansu açıklamasının sonunda, verilen sözlerin daha fazla ertelenmemesi gerektiğini belirterek, TBMM’ye çağrıda bulundu. 1. dereceye ulaşmış tüm memurları kapsayan 3600 ek gösterge düzenlemesinin bir an önce yasalaşmasının, hem kamuda adalet duygusunu güçlendireceğini hem de devlete duyulan güveni artıracağını vurguladı.
Cansu, “Memurun emeğine sahip çıkmak, devlete duyulan güveni artırır. Bu düzenleme hayata geçtiğinde, yıllardır bekleyen yüz binlerce kamu çalışanı rahat bir nefes alacaktır” ifadelerini kullandı.