15842,57%0,20
43,37% 0,03
51,42% 0,25
7099,39% 2,23
11565,68% 2,11
Memurların ünlü olma telaşı… Milyonlarca vatandaşımızın tiktok ile kendisini rezil etmesi… Hadi vatandaşları geçtik, devlet memurlarının özellikle okullar başta olmak üzere, adliyelerde ve diğer kurumlarda yeri geliyor üniforma veya görev kıyafetiyle beğeni / izlenme almak uğruna “memura yakışmayacak hareketler” sergilemeleri ve finalde geldiğimiz nokta: Herkes her şeyden şikayetçi. Binlerce yıllık devlet geleneğine sahip yüce bir millet en basit sorunları çözemez oldu.
Kocaeli’de bir kamu hastanesinde görev yapan hemşire hakkında, sosyal medya hesabında paylaştığı bir video nedeniyle hem adli hem de idari soruşturma başlatılması, kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde tartışmaları beraberinde getirdi. Tartışmaların odağında ise soruşturmanın gerekçesi kadar, devlet memurlarına hangi sınırlar içinde müdahale edilebileceği sorusu yer aldı.
İddiaya göre hemşire, Suriye’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla saçını ördüğü anları sosyal medya hesabında paylaştı. Görüntünün yayılmasının ardından hemşire sosyal medyada hedef haline gelirken, Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü de konuya ilişkin resmi bir açıklama yaparak, paylaşımın Devlet Memurları Kanunu ve kamu görevlileri etik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle işlem başlatıldığını duyurdu.
Kamu görevlilerinin devlete bağlılık duyması, devletin birlik ve devamlılığı açısından doğal ve hatta arzu edilen bir durum olarak kabul ediliyor. Devlet adına görev yapan memurlardan, görevlerini sadakatle yerine getirmeleri ve kamu düzenini gözetmeleri elbette bekleniyor. Ancak bu bağlılığın sınırı, hukukla çizilmek zorunda.
Olay özelinde en çok tartışılan nokta, hemşire hakkında başlatılan soruşturmanın somut hukuki karşılığının bulunup bulunmadığı. Sadece saçını ördüğü bir görüntüyü paylaşmanın, tek başına ne suç ne de disiplin ihlali oluşturduğu yönünde güçlü değerlendirmeler yapılıyor.
Mevzuatta, bir kamu görevlisinin saçını örmesi, saç modelini değiştirmesi ya da sembolik bir davranış sergilemesi nedeniyle gözaltına alınmasını veya cezalandırılmasını doğrudan meşru kılan açık bir düzenleme bulunmuyor. Bu tür işlemler, hukuki olmaktan ziyade yorum yoluyla genişletilen uygulamalara dayanıyor.
Uzmanlara göre yaşanan tartışmanın merkezinde hemşirenin saçını örmesi değil, kamu kurumlarında video ve görüntü çekimine ilişkin net ve yeknesak bir düzenlemenin bulunmaması yer alıyor. Devlet dairelerinde, görev kıyafetiyle ve görev mahalli içerisinde video çekilip çekilemeyeceği konusunda yıllardır uygulama birliği sağlanabilmiş değil.
Bazı kurumlar bu durumu tolere ederken, bazı kurumlarda aynı fiil soruşturma konusu haline gelebiliyor. Bu çifte standart da hem memurları belirsizlik içinde bırakıyor hem de keyfi uygulamalara zemin hazırlıyor.
Hukuki değerlendirmelere göre çözüm, kişisel davranışlar üzerinden soruşturma açmak değil; kamu kurumlarında görev yapan memurlar için, görev kıyafetiyle ve görev alanı içerisinde video ve görsel paylaşımını açıkça yasaklayan, net ve genel bir düzenleme yapılması.
Böyle bir düzenleme olmadan, yalnızca sosyal medyada oluşan tepkilere dayanarak soruşturma açılması, hukuki güvenlik ilkesine zarar veriyor ve idareyi kamu zararı riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Sadece saçını ördüğü bir görüntü nedeniyle memur hakkında adli ve idari süreç başlatılması; zaman, emek ve kaynak kaybı anlamına gelirken, ileride hukuka aykırılık tespiti yapılması halinde idare açısından tazminat sorumluluğu doğurabileceği de ifade ediliyor.
Bu tür soruşturmalar, kamu görevlilerinin motivasyonunu zedelediği gibi, idarenin tarafsızlığı ve ölçülülüğü konusunda da ciddi soru işaretleri yaratıyor.