17387,19%1,49
43,71% -0,04
51,89% -0,06
7037,69% -0,53
11669,07% -0,71
Yargı camiasını ilgilendiren ilginç bir iddia bugün ulusal basında geniş yer buldu. Gazeteci Seyhan Avşar’ın köşe yazısında gündeme taşıdığı dolandırıcılık dosyası, yalnızca yüksek meblağlı bir mağduriyet iddiasıyla değil, yargı sürecine ilişkin öne sürülen müdahale iddialarıyla da dikkat çekti. 2024 yılının Şubat ayında yaşandığı belirtilen olayda yaklaşık 190 bin dolar dolandırıldığı ifade edilen mağdurun eşinin hâkim olması, dosyanın Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) gündemine taşınmasına neden oldu.
Yazıya göre mağdur Seyhan Bor, cep telefonundan haber sitelerini incelerken, dolandırıcıların sıkça başvurduğu “ünlü isimle yatırım tavsiyesi” yöntemine maruz kaldı. Cem Küçük ve Gökhan Çınar ile yapılmış izlenimi verilen ve Hürriyet tasarımına benzetilen sahte bir içerikte, kısa sürede yüksek kazanç vadeden ifadeler yer aldı.
Haberde yer alan bağlantıya tıklayan Bor’un kişisel bilgilerini sisteme girdiği, ardından kendisini “Furkan” olarak tanıtan bir kişi tarafından arandığı aktarıldı.
Telefon görüşmelerinde Bor’a, İngiltere merkezli olduğu belirtilen bir yatırım şirketinin yapay zekâ destekli kripto işlemleriyle kısa sürede yüksek kazanç sağladığı anlatıldı. İlk etapta 151 dolar yatıran Bor, daha sonra farklı kişiler tarafından aranarak daha yüksek tutarlarda yatırım yapmaya yönlendirildi.
Yazıda, özellikle “Assetaxis” isimli bir platform üzerinden yatırım yapılmasının önerildiği ve 50 bin dolar yatırılması halinde bir hafta içinde ana para hariç 300 bin dolar kazanç sağlanabileceğinin söylendiği belirtildi.
10 Şubat 2024’te Bor’un Taksim’de faaliyet gösteren “Nakitcoins” adlı iş yerine giderek 50 bin doları elden teslim ettiği ve karşılığında “Kripto Varlık Alım Sözleşmesi” imzaladığı ifade edildi. Böylece para sistem üzerinden aktarılmış oldu.
Ancak süreç burada da bitmedi. 14 Şubat’ta gelen yeni aramada, hesabın 360–370 bin dolara ulaştığı ancak paranın aktarılması için İngiltere’ye 42 bin 334 dolar “vergi” ödenmesi gerektiği söylendi. Panikle yeniden ödeme yaptığı belirtilen Bor’dan kısa süre sonra bu kez 30 bin 15 dolar daha talep edildi. Aksi halde kara para soruşturması başlatılabileceği yönünde baskı kurulduğu iddia edildi.
Dolandırıldığını anlayan Bor şikâyetçi oldu. Gerçek faillerin yurt dışı bağlantılı olduğu değerlendirilirken, paranın teslim edildiği iş yerinin sahibi ve çalışanları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçlamasıyla iddianame düzenlendi.
Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıklarına da el konuldu. Ancak dosyaya giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda, el konulan mal varlıklarının edinim tarihlerinin eski olduğu ve suç geliriyle doğrudan bağlantı kurulamadığı yönünde değerlendirme yapıldığı aktarıldı.
Mağdur taraf ayrıca alacakların tahsili amacıyla İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde de dava açtı. Bilirkişi raporunda, toplam 123 bin 828 doların üç ayrı işlemle transfer edildiği belirtildi.
Şirket avukatları ise soruşturma sürecinde hukuka aykırılıklar bulunduğu iddiasıyla konuyu HSK’ya taşıdı. Başvuruda, dosyaya erişimde güçlük yaşandığı, lehlerine olduğu belirtilen MASAK raporunun kendilerinden gizlendiği ve tedbir kararlarının usule uygun olmadığı öne sürüldü.
En dikkat çeken iddia ise dilekçede yer alan şu ifadeler oldu: Mağdur Seyhan Bor’un eşinin hâkim Metin Bor olduğu ve yargısal sürece hukuka aykırı şekilde müdahale ettiği ileri sürüldü. Ayrıca “Bir hâkimin eşinde 190 bin dolar nakit paranın bulunmasının sorgulanması gerekir” denilerek kamuoyunda yeni bir tartışma başlatıldı.
Yazının tamamını bu linkten okuyabilirsiniz.