16296,67%-2,13
43,50% 0,04
51,64% 0,10
6388,04% -5,85
11627,67% 0,00
Türkiye’de çalışanların emeklilik sonrası gelirlerini güçlendirmeyi hedefleyen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) için geri sayım başladı. Kamuoyunda “emeklilikte ikinci maaş” olarak da tanımlanan bu yeni model, çalışan, işveren ve devlet katkısını aynı potada birleştirerek uzun vadeli tasarrufu artırmayı amaçlıyor. Yüzde 30’luk devlet katkısı, zorunlu işveren payı ve en az 10 yıl sistemde kalma şartıyla TES, mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) ayrışan yönleriyle dikkat çekiyor.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, mevcut sosyal güvenlik sistemi dışında, çalışanların emeklilik döneminde ek bir gelir elde etmelerini sağlamayı hedefliyor. Sistemin ana amacı; aktif çalışma hayatı boyunca yapılan düzenli kesintilerle güçlü bir fon birikimi oluşturmak ve emeklilikte SGK maaşına ek olarak tamamlayıcı bir maaş bağlamak.
Bu yönüyle TES, tek başına bireysel tasarrufa dayanan modellerden farklı olarak zorunlu ve kolektif bir yapıya sahip olacak.
TES kapsamında çalışanın brüt maaşından yüzde 3 oranında otomatik kesinti yapılacak. Aynı oranda işveren katkısı da zorunlu olacak. Buna ek olarak devlet, sistemde biriken tutara yüzde 30 oranında katkı sağlayacak. Bu oran, mevcut BES’te uygulanan yüzde 20’lik katkı payının üzerinde olması nedeniyle sistemin en cazip unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Devlet katkısının yanı sıra katılımcılara vergi avantajları da sunulması planlanıyor.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nde en kritik başlıklardan biri sistemde kalma süresi. Buna göre TES’e giren bir çalışan, en az 10 yıl sistemde kalmak zorunda olacak. Erken çıkış hakkı ise oldukça sınırlı tutulacak. Birikimlere erişim, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) emeklilik yaşına paralel şekilde kademeli olarak sağlanacak.
Bu yönüyle TES, BES’e kıyasla daha katı bir yapıya sahip olacak.
TES’in yürürlüğe girmesiyle birlikte otomatik katılımlı BES uygulaması sisteme entegre edilecek. Böylece çalışanların maaşlarından ayrı ayrı BES ve TES kesintisi yapılmayacak. Sadece TES kapsamında yüzde 3’lük kesinti uygulanacak.
Mevcut BES katılımcılarının durumu da korunacak; ancak otomatik BES kapsamındakilerin TES’e dahil edilmesiyle sistem sadeleştirilecek.
Yeni sistem, özel sektör ve kamu çalışanlarının tamamını kapsayacak şekilde tasarlanıyor. Katılım zorunlu olacak ve işverenler de sisteme yüzde 3 oranında katkı sunmakla yükümlü olacak. Bu yönüyle TES, sadece bireysel tercihe dayalı bir tasarruf aracı değil, geniş tabanlı bir emeklilik modeli olacak.
TES ile BES arasındaki farklar özetle şöyle:
Katılım: BES’te otomatik katılım 45 yaş altıyla sınırlıyken, TES’te tüm çalışanlar zorunlu olacak.
İşveren katkısı: BES’te yok, TES’te zorunlu.
Devlet katkısı: BES’te %20, TES’te %30.
Çıkış hakkı: BES’te serbest, TES’te ciddi şekilde sınırlı.
Gelir modeli: TES’te SGK maaşına ek tamamlayıcı maaş öngörülüyor.
Yönetim: TES fonları daha merkezi ve devlet denetimli bir yapıda yönetilecek.
Orta Vadeli Program’da yer alan hedeflere göre TES’in 2026 yılı içinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Programda, sistemin 1 Nisan – 30 Haziran tarihleri arasında başlatılmasına yönelik takvim öngörülüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, yasal altyapı ve teknik düzenlemeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Uzmanlara göre, gerekli mevzuat tamamlandığında TES, Türkiye’de emeklilik sisteminde köklü bir dönüşüm yaratabilir.