17339,74%0,05
43,72% 0,05
51,76% -0,15
6918,61% -1,37
11615,08% -0,49
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi kampüsünde görülen davanın ikinci duruşması yoğun güvenlik önlemleri altında yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık sıfatıyla Ekrem İmamoğlu jandarma eşliğinde getirildi. Salonda İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda milletvekili yer aldı. Katılımın yoğunluğu nedeniyle jandarma salondaki geçişleri kontrol altına aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, Akın Gürlek mağdur, Ekrem İmamoğlu ise şüpheli olarak yer alıyor. Başsavcılık, İmamoğlu’nun, CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın hakkında yürütülen adli süreçle ilgili yaptığı bir panel konuşmasında, Gürlek’i alenen hedef gösterdiğini öne sürüyor.
İddianamede, Gürlek’in geçmişte DHKP/C gibi örgütlerin hedefinde olduğu, terörle mücadelede etkin görevler aldığı ve bu nedenle hukuki koruma altında sayıldığı belirtildi. Bu bağlamda İmamoğlu’nun ifadelerinin, "terör örgütlerine adrese teslim mesajlar taşıdığı" iddia edildi.
İddianameye göre İmamoğlu’nun, panelde “Bak Bak Başsavcı, sana söylüyorum. Senin zihnin çürümüş…” şeklindeki sözleri, ifade özgürlüğü sınırlarını aşıyor. Savcılık, bu sözlerin, Gürlek’in kişisel saygınlığına zarar vermeyi amaçladığını ve hakaret suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Ayrıca, söz konusu açıklamaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu, adli süreçlere dışarıdan müdahale izlenimi yarattığı ve mahkemeler üzerinde baskı oluşturma amacını taşıdığı öne sürüldü.
İddianamede yer alan başka bir dikkat çekici unsur ise, İmamoğlu’nun kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, soruşturmalarda görevli bir bilirkişiyi “tek yetkili gibi” göstermesi. Bu yaklaşımın, adli sürece müdahale anlamı taşıdığı ve taraflı bir karar çıkması için kamuoyu baskısı oluşturmayı hedeflediği iddia edildi.
İddianamede sadece hapis cezası talep edilmedi. Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında, Ekrem İmamoğlu’nun herhangi bir mahkumiyet durumunda kamu görevinden men edilmesi, milletvekilliği veya belediye başkanlığı gibi görevlere aday olamaması da talep edildi. Bu durum, İmamoğlu’nun siyasi kariyeri açısından büyük risk oluşturuyor.
Duruşmada söz alan İmamoğlu, konuşmasının demokratik bir eleştiri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Savunmasında, “Hiçbir devlet görevlisini tehdit etmedim, hedef göstermedim. Bu dava, siyasi bir nitelik taşıyor,” ifadelerine yer verdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de duruşma sonrası yaptığı açıklamada, “Yargı eliyle siyaset yapılmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Özel, İmamoğlu’na desteklerinin tam olduğunu vurguladı.
Mahkeme heyeti, tarafların beyanlarını aldıktan sonra duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Bir sonraki duruşmanın ne zaman yapılacağı henüz açıklanmadı. Ancak bu dava, Ekrem İmamoğlu’nun hem hukuki hem de siyasi geleceğini doğrudan etkileyecek olması nedeniyle kamuoyunda büyük yankı uyandırmaya devam ediyor.