17132,20%0,11
43,72% 0,19
51,92% -0,02
7075,01% 2,56
11673,05% -0,41
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, kamuoyunda sıkça dile getirilen “cezasızlık algısı” tartışmalarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Makine ve Mühendislik Grubu (MMG) Ankara Şubesi tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Yıldırım, Türkiye’de ceza infaz sisteminin son 25 yılda köklü bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayarak, cezaevlerine ilişkin yaygın kanaatin büyük ölçüde diziler, filmler ve geçmişte yaşanmış olumsuz örnekler üzerinden şekillendiğini söyledi.
MMG Ankara Şubesinde 10 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirilen programa; MMG Ankara Şubesi yönetim kurulu üyeleri, dernek üyeleri, yargı mensupları ve farklı sektörlerden çok sayıda davetli katıldı. Açılış konuşmasını yapan MMG Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ada, cezaevi mimarisi ve teknik altyapının yanı sıra infaz sisteminin işleyişinin de toplum açısından büyük önem taşıdığını belirterek, bu kapsamda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Yıldırım’ı ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Toplantıda kapsamlı bir sunum yapan Enis Yavuz Yıldırım, toplumdaki cezaevi algısının gerçeklikle örtüşmediğini dile getirdi. Dizilerde ve sinema yapımlarında yer alan cezaevi sahnelerinin neredeyse tamamının gerçeği yansıtmadığını belirten Yıldırım, “Bugünkü cezaevleri, 1950’lerin koşullarını andıran yapılar gibi gösteriliyor. Oysa modern ceza infaz kurumları, çağın gereklerine uygun şekilde tasarlanmış durumda” dedi.
Ceza infaz sisteminin yalnızca güvenlik boyutundan ibaret olmadığına dikkat çeken Yıldırım, bu alanın mimariden psikolojiye, güvenlikten eğitime kadar pek çok disiplini aynı anda kapsayan çok yönlü bir yapı olduğunu ifade etti. Cezaevlerinde eğitim, meslek edindirme ve rehabilitasyon çalışmalarına özel önem verdiklerini vurgulayan Yıldırım, her yıl yüz binlerce hükümlü ve tutuklunun eğitim faaliyetleri ile psikososyal destek programlarından yararlandığını aktardı.
Son 25 yılda ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen yapısal dönüşüme de değinen Yıldırım, Türkiye genelinde 309 yeni cezaevinin hizmete açıldığını, fiziki ve teknik açıdan yetersiz olan 400’ü aşkın eski cezaevinin ise kapatıldığını söyledi. Bu yatırımların “daha fazla insan cezaevinde kalsın” anlayışıyla yapılmadığını belirten Yıldırım, temel amacın insan onuruna yakışır koşullarda infazın sağlanması olduğunu dile getirdi. Cezaevi yatırımlarının siyasi bir getirisi bulunmadığını da vurgulayan Yıldırım, bu projelerin tamamen insani ve hukuki sorumluluklar çerçevesinde hayata geçirildiğini kaydetti.
İnsan hakları ve kötü muamele konusunda sıfır tolerans politikası uyguladıklarını ifade eden Yıldırım, personel eğitimine büyük önem verdiklerini, son yıllarda yüzlerce psikolog, sosyal çalışmacı ve uzman personelin sisteme dahil edildiğini söyledi. Fiziki koşulların iyileştirilmesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Yıldırım, “Her şeyi değiştirebilirsiniz ama insanı değiştirmezseniz başa dönersiniz” sözleriyle insani yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin ceza infaz alanındaki uygulamalarının uluslararası platformlarda da takdir gördüğünü belirten Yıldırım, Dünya Cezaevleri Birliği ve Avrupa Cezaevleri Birliği tarafından verilen ödüllerin, son yıllarda izlenen politikaların doğru yönde olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Avrupa’daki bazı önyargılara rağmen canlı oylamalarla Türkiye’ye ödül verilmesinin ayrıca anlamlı olduğunu ifade etti.
Cezaevlerindeki denetim mekanizmalarına da değinen Yıldırım, hem ulusal hem de uluslararası birçok kurumun ceza infaz kurumlarını habersiz şekilde denetleyebildiğini, tespit edilen eksikliklerin hızla giderildiğini anlattı. Cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların devlete emanet olduğunu vurgulayan Yıldırım, görevini kötüye kullanan personel hakkında gerekli idari ve adli işlemlerin gecikmeksizin yapıldığını belirtti.
Toplumda sıkça dile getirilen “cezasızlık algısı”na da rakamlarla yanıt veren Yıldırım, Türkiye’de cezaevlerinde yaklaşık 403 bin kişinin bulunduğunu ve infaz süreleri bakımından birçok Avrupa ülkesine kıyasla daha sert bir tablo söz konusu olduğunu söyledi. Kapasite sorunlarına rağmen bireyselleştirilmiş infaz sistemi, eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarının aralıksız sürdüğünü de sözlerine ekledi.
Program, MMG Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ada’nın, katkılarından dolayı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım’a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.