14155,46%0,76
42,69% 0,23
50,15% 0,06
5897,70% 0,71
9533,17% 2,62
Samsun’un Bafra ilçesinde, eşi ve küçük çocuğunun ölümüne neden olan olayı trafik kazası gibi gösterdiği gerekçesiyle tutuklanan doktor Serdar Kıyak, kaldığı cezaevinde intihar etti. Daha önce de intihar girişiminde bulunan Kıyak’ın, başka bir kuruma nakledilmesine rağmen yaşamına son verdiği öğrenildi.
Bilindiği üzere Serdar Kıyak’ın kullandığı otomobil yaklaşık 30 metre yükseklikten Kızılırmak Nehri’ne uçmuş, araçtaki eşi Gülşah Karaman Kıyak ve çiftin 3 yaşındaki çocukları araçla birlikte suya gömülmüştü. Kıyak, araçtan çıkmayı başararak hafif yaralı şekilde kurtulduğunu söylemişti.
Kazanın ardından bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı dalgıç ekipleri, anne ve çocuğun cansız bedenlerine nehir içerisinde ulaşmıştı. Olayın ertesi günü düzenlenen cenazede, cenaze törenine katılan baba Serdar Kıyak’ın çocuğunun battaniyesine sarılarak ağıtlar yakması kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.
Ancak soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkan bulgular, olayın bir kaza olmadığını gözler önüne serdi.
Kazayla ilgili başlatılan kapsamlı araştırmada, elde edilen deliller ve bilirkişi raporları doğrultusunda olayın kasıtlı olarak gerçekleştiği tespit edildi. Bunun üzerine gözaltına alınan Serdar Kıyak, 16 Eylül 2025 tarihinde çıkarıldığı Bafra Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından, “eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” ve “kendini savunamayacak çocuğa karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tutukluluğu devam eden Kıyak, kısa süre sonra Bafra Kapalı Cezaevinde kendini asarak intihar girişiminde bulundu. Yaşanan bu girişim sonrasında, güvenlik ve sağlık gerekçeleriyle Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi.
Yetkililer, olası yeni bir girişime karşı Kıyak’ın yakından takip edildiğini belirtmişti.
Ancak nakil sonrası durum değişmedi. Edinilen bilgilere göre Serdar Kıyak, Elazığ’daki yüksek güvenlikli cezaevinde 30 Kasım 2025 günü saat 19.30 sıralarında koğuşta bulunan havalandırma penceresinin korkuluklarına çöp poşetiyle kendini astı.
Durumu fark eden infaz koruma memurları derhal müdahale ederek Kıyak’ı koğuştan çıkardı ve ambulansla cezaevi polikliniğine götürdü. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Kıyak’ın yaşamını yitirdiği açıklandı.
Adli kaynaklar, doktorun ölümünün ardından cezaevi savcılığının soruşturma başlattığını, olayın tüm yönleriyle araştırıldığını aktardı.
Olay, hem işlenen suçun niteliği hem de cenaze anındaki görüntüler nedeniyle Türkiye genelinde büyük tepkilere neden olmuştu. İlk anda kazadan sağ kurtulan, cenazede gözyaşlarına boğulan ve “Oğlum” diye feryat eden Serdar Kıyak’ın, kısa süre sonra cinayet şüphesiyle tutuklanması kamuoyunda derin bir şaşkınlık yaratmıştı.
Kıyak’ın cezaevindeki intiharıyla soruşturmanın cezai boyutu kapanmış olsa da, olayın detayları ve aile içinde yaşanan trajedi halen gündemdeki yerini koruyor.