-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7134,90% -0,98
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
AİHM'den ByLock Kararı: Türkiye, Adil Yargılanma ve Kanunsuz Ceza Olmaz İlkelerini İhlal Etti
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'den ByLock Kararı: Türkiye, Adil Yargılanma ve Kanunsuz Ceza Olmaz İlkelerini İhlal Etti
Strazburg – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ByLock mesajlaşma uygulamasının kullanımına dayalı terör suçlarından mahkumiyetlerle ilgili önemli bir kararını bugün açıkladı. Mahkeme, Demirhan ve Diğerleri v. Türkiye davasında (başvuru no. 1595/20 ve 238 diğerleri), oy çokluğuyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 7. maddesinin (kanunsuz ceza olmaz) ve … maddesinin (adil yargılanma hakkı) ihlal edildiğine hükmetti. Kararı resmi web sitesinde yayınlandı.
Dava, Türk makamları tarafından "Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması" (FETÖ/PDY) olarak tanımlanan ve 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin arkasında olduğu düşünülen silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkum edilen 239 Türk vatandaşının başvurularını içeriyordu. Başvurucuların mahkumiyetleri, Türk mahkemelerinin ByLock'u sadece FETÖ/PDY üyeleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış bir uygulama olarak görmesine ve kullanımını belirleyici kanıt olarak kabul etmesine dayanıyordu.
AİHM, daha önce Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye davasında (başvuru no. 15669/20) verdiği Büyük Daire kararında olduğu gibi , Türk mahkemelerinin ByLock kullanımına yönelik bu kategorik yaklaşımının, keyfi kovuşturma, mahkumiyet ve cezalandırmaya karşı etkili korunma hakkını ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini tespit etti. Mahkeme, ByLock kullanımının tek başına silahlı terör örgütüne üyeliğin tüm unsurlarının kanıtı olarak kabul edilmesinin, AİHS'nin 7. maddesinin amacına aykırı olduğunu ve … maddesiyle korunan savunma haklarını haksız yere kısıtladığını belirtti. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların mahkumiyetlerine karşı yaptıkları bireysel başvuruları özetle reddetmişti.
Sistemsel Sorun Vurgusu ve Ulusal Çözüm Çağrısı
AİHM, bu ihlallerin münferit bir olaydan değil, çok sayıda kişiyi etkileyen sistemsel bir sorundan kaynaklandığını ve ulusal düzeyde çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Yüksel Yalçınkaya kararının ardından Türkiye Hükümeti'ne bu dava da dahil olmak üzere 5.000 benzer başvurunun bildirildiği ve binlerce dosyanın hala Mahkeme gündeminde biriktiği belirtildi.
Mahkeme, ihlal tespitinin başvurucuların uğradığı zararlar için kendi başına yeterli adil tatmin teşkil ettiğine karar verdi. Ayrıca, Türk hukuku uyarınca bu kararın ardından iç yargılamaların yeniden açılmasının en uygun çözüm yolu olacağını ifade etti. Sistemsel sorunlar nedeniyle ortaya çıkan çok sayıda tekrarlayan başvuru göz önüne alındığında, masraf ve giderlere hükmedilmedi.
Karar henüz kesinleşmedi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 43 ve 44. maddeleri uyarınca, tarafların kararın tebliğ edilmesinden sonraki üç ay içinde davanın AİHM Büyük Daire'ye gönderilmesini talep etme hakları bulunuyor. Bu talebin yapılması halinde, beş yargıçtan oluşan bir panel davanın daha fazla incelenmeyi hak edip etmediğini değerlendirecek. Talep reddedilirse, Daire kararı o gün kesinleşecek. Karar kesinleştikten sonra, icrasının denetlenmesi için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne iletilecek.
-
1
Akın Gürlek’ten “İBB davası canlı yayınlansın” tartışmasına yanıt: “Kanun değişirse mümkün olabilir”
-
2
Merakla Beklenen 19 Maddelik Kanun Teklifinden Zam Çıktı!
-
3
Terör Örgütü Elebaşı Abdullah Öcalan'dan Yeni Çağrı
-
4
Feti Yıldız'dan İnfaz Düzenlemesi Açıklaması
-
5
MHP'den Umut Hakkı Açıklaması!
-
6
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Küresel ticaret hatlarını tahkim ettik”
-
7
CHP’li Belediye'de kriz: Tutuklama sonrası geçici başkan görevlendirildi
-
8
Feti Yıldız’dan “umut hakkı” ve infaz hukuku vurgusu
-
9
MHP’li Feti Yıldız’dan “umut hakkı” açıklaması: Raporda yer alacak, uzlaşı sağlandı
-
10
Terörsüz Türkiye Komisyonu 5’inci kez bir araya geliyor

