Tarih: 26.01.2026 12:48

Savcı Twit Attığı İçin HSK'ya Şikayet Edildi

Facebook Twitter Linked-in

Sinema sanatçısı ve yönetmen Yılmaz Güney'in ailesi, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla Güney'i hedef alan Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Başvurunun gerekçesi olarak, Savcı Engin'in sosyal medya hesabından yaptığı ve Yılmaz Güney için, "Hâkim katilidir, terörist zihniyete sahip bir devlet düşmanıdır, vatansızdır" ifadelerini içeren paylaşımının, kişilik haklarına, hatırasına ve yargı makamının tarafsızlığına açıkça aykırı olduğu belirtildi.

"Kişinin hatırasına hakaret ve görevin kötüye kullanılması" iddiası

HSK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan dilekçede, söz konusu paylaşımın eleştiri sınırlarını aştığı, hukuken korunamayacak nitelikte ağır ve saldırgan ifadeler içerdiği vurgulandı. Dilekçede, Savcı Engin hakkında "kişinin hatırasına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ve "görevi kötüye kullanma" suçları kapsamında soruşturma yürütülmesi talep edildi.

Paylaşımın, sıradan bir sosyal medya yorumu olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, kamu gücü kullanan bir yargı mensubunun, görev ve makamının gerektirdiği tarafsızlık, ölçülülük ve vakar ilkelerine aykırı davrandığı ifade edildi. HSK'nın şikayetle ilgili ceza vermemesi bekleniyor.

"Yargı makamının ciddiyetini zedeleyen bir tutum"

Dilekçede, Cumhuriyet savcılarının yargı erki adına hareket eden kamu görevlileri olduğu hatırlatılarak, sosyal medya üzerinden kullanılan dilin yargının tarafsızlığına ve kamuoyunun adalete duyduğu güvene zarar verdiği kaydedildi. Yapılan paylaşımın, yargı makamını siyasi ve ideolojik tartışmaların parçası haline getirdiği, bu yönüyle de ciddi bir etik ihlal içerdiği savunuldu.

Savcılık makamının, linç kültürünü besleyen veya toplumda düşmanlık üreten bir pozisyona sürüklenemeyeceği belirtilerek, kullanılan üslubun yargı ciddiyetiyle bağdaşmadığı vurgulandı.

"Etnik kimlik üzerinden ötekileştirici bir dil kullanıldı" iddiası

Başvuruda, paylaşımın yalnızca Yılmaz Güney'i hedef almadığı; aynı zamanda Kürt kimliğiyle özdeşleşmiş bir kültürel ve sanatsal figür üzerinden etnik temelli bir ayrımcılık ve ötekileştirme dili ürettiği ileri sürüldü.

Özellikle "vatansız" ifadesinin, Türkiye'nin toplumsal ve tarihsel bağlamında ağır ve dışlayıcı bir anlam taşıdığı, bu tür söylemlerin belirli bir kimliği yurttaşlık bağından koparmaya yönelik tehlikeli bir nefret dili oluşturduğu ifade edildi.

Yılmaz Güney vurgusu: "Sanatsal miras üzerinden nefret dili"

Dilekçede, Yılmaz Güney'in yalnızca bir sinema oyuncusu ve yönetmeni değil, eserleriyle uluslararası alanda tanınmış, Cannes Film Festivali gibi prestijli organizasyonlarda ödül almış, kültürel hafızada güçlü bir yere sahip bir sanatçı olduğu hatırlatıldı.

"Yumurtalık davası" üzerinden yıllardır sürdürülen tartışmaların, Güney'in vefatının üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ nefret diliyle gündeme taşınmasının ideolojik bir hesaplaşma anlayışının sonucu olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Gözler HSK ve savcılıkta

Yılmaz Güney'in ailesi, Savcı Yavuz Engin'in sosyal medya paylaşımının yargı tarafsızlığına, kamu gücünün kullanımına ve toplumsal barışa zarar verdiği gerekçesiyle hem disiplin hem de ceza hukuku yönünden gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti. HSK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başvuruya ilişkin nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —