Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yürütülen "Terörsüz Türkiye" hedefli çalışmalar kapsamında önemli bir aşama daha geride bırakıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında faaliyet gösteren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, aylar süren istişare ve değerlendirme sürecinin ardından hazırladığı kapsamlı raporu kamuoyuna sundu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, raporun herhangi bir şekilde "af" niteliği taşımadığını özellikle vurgulayarak, metnin bundan sonraki süreçte atılacak adımlara rehberlik edeceğini ifade etti.
Komisyonun 21'inci toplantısında konuşan Kurtulmuş, raporun kamuoyunda oluşabilecek yanlış algılara mahal vermeyecek şekilde hazırlandığını belirtti. Hazırlanan metnin, örgütsel yapının feshi ve silah bırakma sürecinin güvenli biçimde teyit edilmesi halinde yürürlüğe alınabilecek idari ve hukuki düzenlemelere ışık tutacak ilkeleri içerdiğini kaydetti.
Kurtulmuş, raporun hukuk devleti ilkesi, belirlilik prensibi ve kamu vicdanının hassasiyetleri dikkate alınarak kaleme alındığını belirterek, "Bu metin bir af düzenlemesi değil; aksine özgürlük ile güvenlik dengesini gözeten, öngörülebilirliği esas alan bir yol haritasıdır" mesajı verdi.
Komisyon tarafından hazırlanan 60 sayfalık rapor, 7 ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde komisyonun çalışma süreci detaylı şekilde anlatılırken, ikinci bölümde temel hedefler ele alınıyor. Üçüncü bölümde Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi arka planı ve "kardeşlik hukuku" kavramı üzerinde duruluyor.
Dördüncü başlıkta, komisyonda dinlenen kişi ve kurum temsilcilerinin söylem analizleri doğrultusunda ortaya çıkan mutabakat alanları yer alıyor. Beşinci bölümde PKK'nın kendini feshetmesi ve silah bırakma süreci değerlendirilirken, altıncı başlıkta sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri sıralanıyor. Son bölüm ise demokratikleşme adımlarına ayrılmış durumda.
Ayrıca rapora beş ek bölüm eklendiği, komisyon üyeleri listesi, çalışma usul ve esasları, siyasi partilerin sunduğu raporlar ile toplantı özetlerinin kamuoyuyla paylaşılacağı açıklandı.
Komisyonun toplam 88 saatlik yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Kurtulmuş, bu süreçte 4 bin 199 tutanak hazırlandığını açıkladı. Yapılan toplantılarda siyasi partiler, sivil toplum temsilcileri ve farklı kesimlerden uzman isimler dinlendi.
Raporun son şeklinin, gerçekleştirilen İmralı ziyareti sonrası verildiği de ifade edildi. Böylece taslak metin, siyasi parti temsilcileriyle yapılan istişarelerin ardından nihai formuna kavuşturuldu.
Kurtulmuş konuşmasında, Türkiye'nin terörle mücadelede tarihi bir eşikte olduğunu söyledi. Uzun yıllar boyunca terör eylemlerinin ülkenin kalkınma potansiyelini sınırladığını, toplumsal bağları zedelediğini ve siyaseti güvenlik eksenine sıkıştırdığını dile getirdi.
Yeni dönemde sadece güvenlik perspektifiyle değil; demokratik kapasitenin artırılması, toplumsal kabulün güçlendirilmesi ve siyasal meşruiyetin tahkim edilmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Kalıcı huzur; güvenlik, hukuk devleti ve demokratikleşmenin birlikte ilerlemesiyle mümkündür" dedi.
Raporda "Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca iç huzurla sınırlı olmadığı, aynı zamanda bölgesel barış vizyonunun bir parçası olarak ele alındığı belirtildi. Türkiye'nin, bölgede etnik ve mezhebi temelli ayrışmaları derinleştiren küresel projelere karşı bütünleştirici bir politika izlemesi gerektiği ifade edildi.
Kurtulmuş, "Türkiye modeli" olarak adlandırılan yaklaşımın; kamu düzeninin korunması, hak ve özgürlüklerin genişlemesi, toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi ve refah artışının eş zamanlı ilerlemesi esasına dayandığını belirtti.
TBMM Başkanı, söz konusu raporun sürecin sonu olmadığını özellikle dile getirerek, metnin bundan sonraki kararlı adımlar için bir mihenk taşı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Raporun, Gazi Meclis'in temsil gücü ve demokratik meşruiyeti çerçevesinde şekillendiğini belirten Kurtulmuş, toplumsal barışın Meclis zemininde güçlendirileceğini ifade etti.
Son olarak, terörün tamamen Türkiye'nin gündeminden çıkarılmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu kaydeden Kurtulmuş, tüm siyasi aktörleri dar hesaplardan uzak durmaya ve ortak geleceğe odaklanmaya davet etti.
TBMM bünyesinde hazırlanan bu kapsamlı raporun, önümüzdeki süreçte yapılacak yasal ve demokratik reform tartışmalarına yön vermesi bekleniyor.