Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayarak gündemdeki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Mahkeme salonlarının işleyişine ve yargı süreçlerine dair açıklamalarda bulunan Gürlek, yargının bağımsızlığına vurgu yaparak mahkeme salonlarının siyasi tartışmaların yapıldığı bir alan olmadığını söyledi.
Bakan Gürlek, özellikle kamuoyunda tartışma konusu olan davalar ve mahkeme salonlarındaki uygulamalara ilişkin değerlendirmesinde, yargılamaların hukuki çerçevede yürütülmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme düzeninin sağlanmasının mahkeme başkanının yetkisinde olduğunu ifade eden Gürlek, "Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Bu alanlar siyasi gösteri yapılacak yerler değildir. Mahkeme salonlarında yalnızca yargılama yapılır." ifadelerini kullandı.
Gürlek, Devlet Bahçeli tarafından gündeme getirilen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili davanın canlı yayınlanması önerisine ilişkin soruları da yanıtladı. Canlı yayın yapılabilmesi için mevcut mevzuatta değişiklik gerektiğini belirten Bakan Gürlek, bu konuda kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğunu dile getirdi.
Bakan Gürlek, "Bu tür uygulamalar için kanuni düzenleme gerekir. Eğer Meclis bu konuda bir değişiklik yaparsa, davaların canlı yayınlanması mümkün hale gelebilir." dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, mahkemelerde kullanılan hitap biçimlerinin hukuki statüye göre belirlendiğini de vurguladı. Mahkeme salonlarında kişilerin görev veya unvanlarına göre değil, hukuki konumlarına göre hitap edildiğini belirten Gürlek, yargılamada kullanılan dilin yargı düzeninin bir parçası olduğunu ifade etti.
Gürlek, mahkemelerde hâkim ve savcıların sanıklara "sanık" sıfatıyla hitap ettiğini belirterek şunları söyledi:
"Mahkeme salonlarının kendine özgü bir dili vardır. Kişilerin görevleri veya unvanları burada belirleyici değildir. Bir belediye başkanı da, bir kamu görevlisi de yargılama sırasında sanık sıfatını taşır. Bu nedenle hâkimler hitap ederken 'sanık Ali', 'sanık Mehmet' ya da 'sanık Ekrem' şeklinde hitap eder. 'Sayın başkanım' veya 'sayın müdürüm' gibi ifadeler kullanılmaz."
Bakan Gürlek, mahkeme süreçlerinin siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirterek yargı organlarının yalnızca dosyadaki delillere göre karar verdiğini söyledi. Gürlek, "Mahkemeler siyasi söylemlerden ya da kamuoyundaki tartışmalardan etkilenmez. Kararlar dosyadaki maddi delillere ve hâkimlerin vicdani kanaatine göre verilir." dedi.
Bazı davalarda mahkeme heyetinin kıdemiyle ilgili yapılan tartışmalara da değinen Bakan Gürlek, heyetin görev yapması için gerekli tüm şartları taşıdığını belirtti. Ağır ceza mahkemesi başkanlığı için birinci sınıfa ayrılmış hâkim olmanın yeterli olduğunu ifade eden Gürlek, heyette görev yapan üyelerin tamamının deneyimli olduğunu vurguladı.
"Mahkeme heyeti dört üyeden oluşuyor ve tüm üyeler alanlarında tecrübeli hâkimlerden meydana geliyor. Daha önce ağır ceza mahkemelerinde görev yapmış isimler. Bu nedenle kıdem açısından herhangi bir sorun söz konusu değildir." ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Gürlek, infaz düzenlemesine yönelik sorulara da yanıt verdi. Bu konudaki düzenlemelerin yasama organının yetkisinde olduğunu belirten Gürlek, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdirinde olduğunu söyledi.
Öte yandan Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması hakkında da açıklama yapan Gürlek, sürecin savcılık tarafından yürütüldüğünü ve kamuoyunun düzenli şekilde bilgilendirildiğini ifade etti.
Bakan Gürlek'in açıklamaları, son dönemde kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan davalar ve mahkeme süreçleriyle ilgili yargı bağımsızlığı ve mahkeme düzeni konularını yeniden gündeme taşıdı.