Tarih: 14.02.2026 13:42

Kesinleşen Bir Hapis Cezasında Yeniden Yargılama Şartları Neler

Facebook Twitter Linked-in

Ceza yargılamasında kesinleşmiş kararların her koşulda değiştirilemeyeceği biliniyor. Ancak hukukun temel ilkelerinden biri olan "hakkaniyet" gereği, bazı istisnai durumlarda kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının yeniden ele alınması mümkün oluyor. Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yer alan 311. madde, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi şartlarını ayrıntılı şekilde düzenliyor.

Hangi Durumlarda Yargılama Yeniden Görülür?

CMK'nın 311. maddesine göre, kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanmış dava, belirli şartların varlığı halinde hükümlü lehine yeniden görülebiliyor. Kanunda tek tek sayılan bu haller, yargı kararlarının maddi gerçeğe uygunluğunu güvence altına almayı amaçlıyor.

Maddeye göre yargılamanın yenilenmesi şu durumlarda mümkün:

1- Sahte Belge Kullanılması:
Duruşmada kullanılan ve hükme etki eden bir belgenin sahte olduğunun anlaşılması halinde, dava yeniden görülüyor. Bu düzenleme, karara esas alınan delillerin güvenilirliğini koruma amacı taşıyor.

2- Gerçek Dışı Tanıklık veya Bilirkişi Görüşü:
Yeminli tanık ya da bilirkişinin, hükümlü aleyhine kasıtlı ya da ihmali şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespit edilmesi durumunda da yeniden yargılama yolu açılıyor. Eğer bu beyan hükmü etkileyecek nitelikteyse, hükümlü lehine süreç başlatılabiliyor.

3- Hakimin Görev Kusuru:
Karara katılan hâkimlerden birinin, hükümlünün kusuru dışında, görevini yerine getirirken ceza soruşturmasını ya da mahkûmiyeti gerektirecek şekilde kusurlu hareket ettiğinin anlaşılması halinde de dosya yeniden ele alınabiliyor.

4- Dayanak Hukuk Hükmünün Ortadan Kalkması:
Ceza hükmü, bir hukuk mahkemesi kararına dayandırılmış ve bu karar daha sonra kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kaldırılmışsa, yeniden yargılama talep edilebiliyor.

5- Yeni Olay veya Yeni Delillerin Ortaya Çıkması:
Sonradan ortaya çıkan ve tek başına ya da önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini ya da daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte olan yeni deliller, yargılamanın yenilenmesine imkân tanıyor. Bu düzenleme, özellikle hatalı mahkûmiyet iddialarında önemli bir güvence olarak görülüyor.

AİHM Kararı Halinde Yargılama Yenilenir mi?

Madde 311'in en dikkat çekici bentlerinden biri ise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla ilgili düzenleme. Eğer ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'ye veya ek protokollerine aykırı biçimde verildiği ve bu aykırılığın karara dayanak oluşturduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından kesinleşmiş bir kararla tespit edilirse, hükümlü yeniden yargılama talebinde bulunabiliyor.

Ancak burada önemli bir süre şartı var: Yargılamanın yenilenmesi talebi, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalı.

Ayrıca kanun, bu düzenlemenin uygulanma tarihini de netleştiriyor. Buna göre, 4 Şubat 2003 tarihinde kesinleşmiş AİHM kararları ile bu tarihten sonra yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar için söz konusu hüküm uygulanıyor.

Hukuki Güvence ve Adil Yargılanma Vurgusu

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarının mutlak olmadığına işaret ediyor. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adil yargılanma hakkının korunması için istisnai de olsa yeniden yargılama imkânı tanınıyor.

Uzmanlara göre bu düzenleme, hem hatalı mahkûmiyetlerin önüne geçilmesi hem de Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından kritik bir güvence niteliği taşıyor. Özellikle yeni delil, sahte belge, hâkim kusuru ya da AİHM ihlali gibi durumlarda, hükümlülerin hukuki yolları bilmesi büyük önem taşıyor. Yargılamanın yenilenmesi kurumu, ceza adalet sisteminde denge ve hakkaniyet mekanizması olarak öne çıkıyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —