Türkiye'de lojistik ve taşımacılık sektörünün en önemli aktörlerinden olan kamyoncu esnafı, 2026 yılına ağır ekonomik şartlar altında girdi. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, bakım ve yedek parça giderlerinin yükselmesi, personel maliyetleri ile köprü ve otoyol geçiş ücretlerindeki yüksek tarifeler, sektörü adeta sürdürülemez bir noktaya taşıdı. Özellikle son dönemde zamlanan geçiş ücretleri, nakliyecilerin kazançlarını büyük ölçüde eritti.
Sektör temsilcileri, bir kamyonun yaptığı seferden elde ettiği gelirin önemli kısmının otoyol ve köprü geçişlerine gittiğini belirtiyor. Özellikle Osmangazi Köprüsü geçiş ücretlerinin yüksekliği, kamyoncular arasında ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda. Esnaf, birçok güzergahta köprü ve otoyol kullanmadan alternatif yollar aramak zorunda kaldığını ifade ediyor.
Nakliye sektörünün en büyük gider kalemi olan akaryakıt fiyatları, kamyoncu esnafını en fazla zorlayan unsur olarak öne çıkıyor. Son bir yılda mazot fiyatlarındaki artış, her seferin maliyetini katladı. Uzun yol taşımacılığı yapan bir kamyonun aylık yakıt gideri, birçok küçük işletmenin toplam gelirine yaklaşmış durumda.
Bununla birlikte araç bakım masrafları, yedek parça fiyatları ve servis ücretleri de döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle hızla yükseldi. Özellikle ağır vasıta araçlarda kullanılan ithal yedek parçaların fiyatı katlanarak artarken, rutin bakımlar bile ciddi bir maliyet kalemine dönüştü.
Öte yandan trafik sigortası ve kasko primlerindeki artış da dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri, sigorta giderlerinin geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 100'e varan artış gösterdiğini belirtiyor. Bu durum, özellikle bağımsız çalışan küçük ölçekli kamyoncular için taşınamaz bir yük haline geldi.
Nakliye sektöründe faaliyet gösteren birçok esnaf, vergi yükü ve trafik cezalarının da ciddi bir sorun haline geldiğini dile getiriyor. Taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren firmalar, motorlu taşıt vergisi, gelir vergisi ve diğer yasal yükümlülüklerin yanı sıra yüksek tutarlı trafik cezalarıyla karşı karşıya kalıyor. Sektörde "cezasız ve borçsuz esnaf kalmadı" yorumları sıkça yapılmaya başlandı.
Nakliye firmalarının karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise artan personel maliyetleri. Şoför maaşları, sigorta primleri ve sosyal haklar, işletme giderlerini yukarı çekiyor. Deneyimli şoför bulmanın zorlaştığını belirten sektör temsilcileri, mevcut çalışanların maliyetlerinin de her geçen ay arttığını ifade ediyor.
Küçük ve orta ölçekli nakliye firmaları, hem yüksek maliyetlerle hem de azalan iş hacmiyle mücadele ediyor. Özellikle yatırım ortamındaki yavaşlama ve sanayi üretimindeki düşüş, taşımacılığa olan talebi de azaltmış durumda. Bu da kamyoncuların daha az iş almasına neden oluyor.
Ekonomide yüksek faiz oranlarının devam etmesi, lojistik ve taşımacılık sektörünü dolaylı olarak etkiliyor. Yatırımların yavaşlaması ve üretim kapasitesindeki daralma, nakliye talebinde düşüşe yol açıyor. Fabrikaların ve üretim tesislerinin sipariş hacmindeki gerileme, kamyoncuların sefer sayısını azaltıyor. Böylece sektör bir yandan maliyet baskısı altında kalırken diğer yandan iş hacmi daralıyor.
Türkiye genelinde yük taşıyan kamyoncular, çözüm beklentilerini açıkça dile getiriyor. Sektör temsilcileri; akaryakıtta vergi indirimi, otoyol ve köprü geçişlerinde ticari araçlara özel düzenleme yapılması, sigorta primlerinde destek sağlanması ve vergi kolaylığı gibi talepleri gündeme taşıyor.
Esnaf temsilcileri, taşımacılığın Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olduğuna dikkat çekerek, lojistik sektöründe yaşanacak bir çöküşün tüm üretim ve dağıtım zincirini etkileyeceğini vurguluyor. Gıda ürünlerinden sanayi mallarına, ihracattan perakende sektörüne kadar birçok alanın taşımacılığa bağlı olduğunu belirten sektör paydaşları, kalıcı önlem alınmaması halinde iflasların artabileceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlara göre nakliye sektörünün finansal olarak zayıflaması, tedarik zincirinde ciddi aksamaları beraberinde getirebilir. Kamyoncuların maliyetler nedeniyle sefer azaltması, ürünlerin raflara zamanında ulaşmaması ve üretim süreçlerinin gecikmesi anlamına gelebilir. Bu durum, enflasyonist baskının artmasına da zemin hazırlayabilir.
Sonuç olarak kamyoncu esnafı, artan maliyetler ve daralan iş hacmi nedeniyle kritik bir dönemeçten geçiyor. Eğer sektöre yönelik destek ve yapısal düzenlemeler hayata geçirilmezse, önümüzdeki süreçte çok sayıda firmanın faaliyetlerini sonlandırması ve binlerce çalışanın işsiz kalması ihtimali giderek güçleniyor.