İstanbul'daki bir adliyede görev yapan kadın zabıt kâtibinin başına gelen olay yargıya taşındı. İddiaya göre sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişinin yatırım vaadiyle parasını alan ve daha sonra gizlice kaydettiği görüntülerle tehdit ettiği öne sürülen şüpheli hakkında dava açıldı. Olay, hem adliye çevresinde hem de sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Yaklaşık iki yıl önce yaşandığı belirtilen olayda, İstanbul'da bir adliyede görev yapan kadın zabıt kâtibi sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişiyle iletişim kurmaya başladı. Başlangıçta sıradan bir arkadaşlık olarak ilerleyen iletişim kısa süre içinde duygusal bir ilişkiye dönüştü. Şüphelinin kendisini farklı bir isimle tanıttığı ve güven kazanmak için uzun süre iletişimi sürdürdüğü öne sürüldü.
İddiaya göre söz konusu kişi, yurt dışı merkezli yatırım siteleri üzerinden yüksek kazanç elde edilebileceğini söyleyerek kadın zabıt kâtibini ikna etti. Bu vaatlere inanan genç kadın, farklı zamanlarda toplamda yüz binlerce lirayı bulan para gönderdi. Ancak zaman geçmesine rağmen vaat edilen kazanç gerçekleşmediği gibi gönderilen paralar da geri alınamadı.
Soruşturma dosyasına yansıyan iddialara göre taraflar arasındaki ilişki ilerledikçe buluşmalar da başladı. Kadın zabıt kâtibinin görev yaptığı adliyede bulunan bir odada bir araya geldikleri sırada yaşanan özel anların şüpheli tarafından cep telefonu ile gizlice kaydedildiği ileri sürüldü. Bu kayıtların kadının bilgisi dışında alındığı ve daha sonra tehdit amacıyla kullanıldığı iddia edildi.
Kadın zabıt kâtibi, verdiği parayı geri alamayınca savcılığa başvurarak dolandırıldığını öne sürdü ve şikâyetçi oldu. Şikâyetin ardından olay farklı bir boyuta taşındı. İddiaya göre şüpheli, elinde bulunduğunu söylediği görüntülerle kadına mesajlar göndererek baskı kurmaya başladı. Mesajlarda, şikâyetin geri çekilmemesi halinde görüntülerin ailesine ve yakın çevresine gönderileceği yönünde tehditler yer aldığı ileri sürüldü.
Yaşanan gelişmeler üzerine soruşturma başlatıldı ve dosya savcılığa intikal etti. Şüpheli ise ifadesinde telefon hattının kendisine ait olduğunu kabul etti ancak söz konusu mesajları hatırlamadığını savundu. Ayrıca aralarında duygusal bir ilişki bulunmadığını öne süren şüpheli, iddia edilen görüntülerde yer alan kişinin de kendisi olmadığını iddia etti.
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, şüphelinin daha önce de benzer nitelikte bir suçtan yargılandığı ve "şantaj" suçundan ceza aldığı bilgisine yer verildi. Savcılık, mevcut deliller ve mağdurun beyanları doğrultusunda şüpheli hakkında "şantaj" suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmasını talep etti.
Davanın önümüzdeki günlerde görülmeye başlanması beklenirken, olay özellikle sosyal medya üzerinden tanışılan kişilerle kurulan ilişkiler ve internet üzerinden yapılan yatırım tekliflerinin risklerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, özellikle yüksek kazanç vaat eden yatırım tekliflerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgularken, kişisel görüntülerin izinsiz şekilde kaydedilmesi ve tehdit amacıyla kullanılmasının ciddi suç teşkil ettiğine dikkat çekiyor.
Yaşanan olay, adliye personeline yönelik güvenlik ve kişisel veri ihlalleri konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Hukukçular, benzer durumlarda mağdurların vakit kaybetmeden savcılığa başvurmaları gerektiğini ve şantaj suçunun Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır yaptırımlara tabi olduğunu hatırlatıyor.