Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yürütülen çalışmalarda özellikle infaz düzenlemesi başlığının öne çıktığını açıkladı. Katıldığı canlı yayında değerlendirmelerde bulunan Gürlek, Meclis'e sunulan rapor doğrultusunda yapılacak olası düzenlemelerin genel af anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak, "Şahsa ilişkin düzenlemeler olamaz, cezasızlık algısı oluşturacak hiçbir adım atılamaz" dedi. Bilindiği üzere önceki yargı paketlerinde infaz yasasında yapılan değişiklikler ile binlerce kişinin cezaevlerinden tahliye olması sağlanmıştı.
Sürecin Meclis aşamasına geldiğini belirten Gürlek, iki temel başlığın gündemde olduğunu ifade etti: umut hakkı tartışmaları ve infaz kanununda yapılabilecek değişiklikler. Ancak mevcut raporda "umut hakkı" şeklinde bir ibare bulunmadığını net şekilde dile getirdi.
Bakan Gürlek, özellikle infaz sisteminde teknik bir çalışma yürütüldüğünü ve bu kapsamda bir çerçeve yasa hazırlanabileceğini söyledi. Terörle mücadeleye ilişkin hükümler başta olmak üzere, infaz süreleri, koşullu salıverme şartları ve bazı suç tiplerine ilişkin uygulamaların yeniden ele alınabileceğini belirten Gürlek, düzenlemelerin tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdirinde olduğunu kaydetti.
Gürlek'in en dikkat çeken mesajı ise genel af iddialarına yönelik oldu. Yapılacak düzenlemelerin kesinlikle genel affa dönüşmeyeceğini söyleyen Bakan, şu çerçeveyi çizdi:
Genel af niteliğinde düzenleme olmayacak.
Şahsi cezasızlık doğuracak düzenleme yapılmayacak.
Belirli bir kişiyi kapsayan özel hüküm getirilmeyecek.
Cezasızlık algısı oluşturacak bir yaklaşım kabul edilmeyecek.
Bu noktada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de sürece dair benzer hassasiyetler taşıdığını belirten Gürlek, infaz düzenlemelerinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yapılacağını ifade etti.
Bakan Gürlek, kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına da değindi. Terör suçlarında uygulanan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının, mevcut mevzuata göre ömür boyu infaz edildiğini ve şartlı tahliye hükümlerinden yararlanılamadığını hatırlattı.
Bu alanda bir değişiklik olup olmayacağına ise Meclis'in karar vereceğini belirten Gürlek, mevcut pakette bu cezayı ortadan kaldıracak ya da doğrudan hafifletecek bir hüküm bulunmadığını söyledi.
Türkiye'nin yalnızca tek bir örgütle değil; FETÖ, DEAŞ ve DHKP-C gibi farklı terör yapılanmalarıyla mücadele ettiğini belirten Bakan, infaz düzenlemesi yapılırken diğer örgütlerin bundan yararlanmaması için özel önlem alınması gerektiğini ifade etti. Raporda da bu hususun açık şekilde yer aldığını dile getirdi.
Gürlek, infaz sistemine ilişkin bir diğer önemli başlığın ise suça sürüklenen çocuklar olduğunu söyledi. Mevcut sistemde çocuklara yönelik farklı infaz uygulamaları bulunduğunu belirten Bakan, özellikle ağır suçlar bakımından infaz sürelerinin yeniden değerlendirilmesinin gündemde olduğunu açıkladı.
"Gerekirse aldığı cezanın tamamını çekeceği bir infaz modeli de değerlendirilebilir" diyen Gürlek, çocukları suça sürükleyen örgüt yapıları için cezaların artırıldığını ve caydırıcılık hedeflendiğini kaydetti.
İnfaz düzenlemesi kapsamında yalnızca terör değil, yasadışı bahis, şike, sanal kumar ve uyuşturucu suçlarında da cezaların gözden geçirilebileceği belirtildi. Gürlek, mevcut yaptırımların bazı alanlarda yetersiz kaldığını ve bu konuda teknik çalışmalar yapıldığını açıkladı.
Özellikle çocukların suçta kullanılması halinde ağırlaştırılmış yaptırımların uygulanacağını ifade eden Bakan, infaz sisteminde caydırıcılığı artıracak bir yaklaşım benimsediklerini söyledi.
Adalet Bakanlığı'nın sürece doğrudan siyasi olarak dahil olmadığını, ancak teknik destek sunduğunu belirten Gürlek, Kanunlar Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ekibin Meclis çalışmalarına katkı sağlayacağını açıkladı.
Son aşamada düzenleme yetkisinin tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olduğunu belirten Bakan, infaz sistemine yönelik olası değişikliklerin hukuk devleti ilkesi ve kamu vicdanı gözetilerek şekillendirileceğini kaydetti.