Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK), hâkim ve savcıların sosyal medya kullanımı konusunda tüm adliyelere yazı göndermesi yargı camiasında geniş yankı uyandırdı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hakimler ve Savcılar Derneği Başkanı Mustafa Polat, yayımlanan Sosyal Medya Kullanım Rehberi'nin, yargıya duyulan toplumsal güvenin korunması açısından önemli bir hatırlatma niteliği taşıdığını vurguladı.
Polat, açıklamasında yargı mensuplarının yalnızca verdikleri kararlarla değil, fiziksel ve dijital dünyadaki tutumlarıyla da yargının tarafsızlığına dair güçlü bir algı oluşturduğunu belirterek, HSK'nın bu adımının Bangalor Yargı Etiği İlkeleri ve Türk Yargı Etiği Bildirgesi ile uyumlu olduğunu ifade etti.
Mustafa Polat, hâkim ve savcıların tarafsızlık ve bağımsızlık yükümlülüğünün yalnızca sosyal medya paylaşımlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, adliye içerisindeki fiziki alanlara da dikkat çekti. Buna göre, hâkim ve savcı odalarında, duruşma salonlarında ve adliye binalarında siyasi, ideolojik ya da toplumsal tartışmalara konu olabilecek simge, amblem ve işaretlerin bulundurulmaması gerektiğini vurguladı.
Polat, yargısal kimliği temsil eden cübbe, kürsü ve makamların; herhangi bir siyasi ya da ideolojik çağrışım oluşturacak içeriklerle yan yana gelmesinin, makul bir gözlemci nezdinde tarafsızlık algısını zedeleyebileceğine dikkat çekti.
Açıklamada, hâkim ve savcıların ifade özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğu hatırlatılırken, bu özgürlüğün mesleğin gerektirdiği etik sınırlar içinde kullanılması gerektiği vurgulandı. Polat, sosyal medyada kullanılan dilin yargı makamının vakarını yansıtması gerektiğini belirterek, saldırgan, yıkıcı veya kutuplaştırıcı üsluplardan kaçınılmasının önemine işaret etti.
Özellikle siyasi içeriklere mesafe konulması gerektiğini dile getiren Polat, yargı mensuplarının paylaşımlarının siyasi mesaj içerdiği ya da bu şekilde algılandığı durumlarda yargıya duyulan güvenin zarar görebileceğini ifade etti.
Mustafa Polat, sosyal medyanın doğası gereği paylaşımların kalıcı olduğuna ve silinse dahi izlerinin tamamen yok edilemeyebileceğine dikkat çekerek, içerik seçiminde son derece ihtiyatlı davranılması gerektiğini vurguladı.
Özellikle görülmekte olan ya da ileride hâkim ve savcıların önüne gelebilecek davalar hakkında ihsas-ı rey niteliği taşıyabilecek yorum ve paylaşımlardan kesinlikle kaçınılması gerektiğini belirten Polat, dava tarafları, avukatlar veya bilirkişilerle kurulabilecek dijital arkadaşlıkların dahi bağımsızlık algısını zedeleyebileceğini ifade etti.
HSK'nın rehberinin sadece etik değil, teknik güvenlik konularına da dikkat çektiğini belirten Polat, kurumsal e-posta adreslerinin sosyal medya hesaplarında kullanılmaması gerektiğini, gizlilik ayarlarının düzenli olarak kontrol edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Ayrıca birinci derece aile bireylerinin sosyal medya paylaşımlarının da dolaylı biçimde yargı mensuplarının saygınlığını etkileyebileceğini vurgulayan Polat, bu konuda aile bireylerinin bilgilendirilmesinin mesleki bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.
Açıklamasının sonunda Mustafa Polat, adaletin yalnızca doğru şekilde tecelli etmesinin yeterli olmadığını belirterek, adaletin tarafsız bir biçimde tecelli ettiğinin topluma hem fiziki duruşla hem de dijital dünyadaki her sözle hissettirilmesi gerektiğini ifade etti. HSK'nın gönderdiği yazının ve rehberin, bu bilincin güçlendirilmesi açısından önemli bir yol gösterici olduğunu sözlerine ekledi.