Türkiye futbol gündeminde son dönemde büyük yankı uyandıran bahis skandalı tartışmaları sürüyor. Birçok kulüp yöneticisi, teknik adam ve futbolcu hakkında bahis oynadığı iddiasıyla disiplin süreçleri başlatılırken, kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri "Bir kulüp yöneticisinin kendi takımına veya rakip takıma bahis oynaması küme düşürme nedeni mi?" sorusu oldu. Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) ilgili yönetmelik ve uygulamalarına göre bu sorunun yanıtı netleşiyor.
TFF Futbol Disiplin Talimatı'nda yer alan düzenlemelere göre, futbol müsabakaları ve futbolla ilgili diğer tüm aktiviteler üzerine bahis oynamak kesinlikle yasak. Bu yasağın kapsamı sadece futbolcularla sınırlı kalmıyor; kulüp yöneticileri, teknik ekip, hakemler, gözlemciler ve müsabaka görevlileri dahil olmak üzere profesyonel futbol camiasının tüm mensuplarını kapsıyor. Talimat uyarınca bahis yasağına uymayan kişiler hakkında disiplin soruşturmaları açılıyor ve ciddi yaptırımlar gündeme gelebiliyor.
TFF, bahis oynanmasını "sportif dürüstlüğe aykırı davranış" olarak değerlendiriyor. Ancak sadece bahis oynamış olmak, otomatik olarak küme düşürmeye götüren bir durum oluşturmuyor. TFF'nin uygulamalarında bahis oynayan kişilere verilen yaptırımlar genellikle men, hak mahrumiyeti ve para cezası gibi disiplin cezaları oluyor. Kulüp bazında doğrudan küme düşme gibi bir yaptırım öngörülmüyor.
Disiplin süreçleri çerçevesinde, bahis oynadığı tespit edilen kulüp yöneticileri veya diğer futbol görevlilerine genellikle 3 aydan 1 yıla kadar müsabakalardan men edilme cezası veriliyor. Bu ceza, kişinin profesyonel faaliyetlerine doğrudan etki ediyor ve futbol camiasında uzun süreli uzaklaşma ile sonuçlanabiliyor. Ayrıca hukuki sorumluluklar çerçevesinde kişiler hakkında adli süreçler de yürütülebiliyor.
Öte yandan kulüp yönetim kurulu üyeleri veya yöneticiler bu cezalar kapsamında görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılabiliyor. Ancak bu durumun kulübün puan tablosuna doğrudan yansıması, yani otomatik olarak küme düşmeye neden olması hali söz konusu değil. Bu fark, kamuoyunda sıkça yanlış anlaşılan bir konu olarak öne çıkıyor.
TFF'nin disiplin sistemi içinde bahis oynamakla birlikte müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik davranışlar ayrı bir kategoride değerlendiriliyor. Eğer bir yöneticinin bahis oynadığı maçta kulübün ya da rakip takımın lehine veya aleyhine sonuç alınması için kasıtlı eylemde bulunduğu belirlenirse, durum "şike" veya "müsabaka sonucunu etkileme" olarak nitelendiriliyor. Bu tür eylemler TFF yönetmeliklerinde çok daha ağır yaptırımlarla karşılanıyor.
Bu çerçevede puan silme, daha ağır men cezaları ve bazı durumlarda kulübün küme düşürülmesi gibi ağır sportif yaptırımlar gündeme gelebiliyor. Yani bahis oynamak tek başına kulübü küme düşüren bir neden olmasa da, bahis ile birlikte sonucu etkileme iradesi tespit edilirse cezalar ağırlaşıyor ve kulüplere de yansıyor. Bu nedenle disiplin kurulları soruşturma sürecinde bu iki farklı davranış biçimini titizlikle ayırt ediyor.
2025 ve 2026 yıllarında Türk futbolunda yaşanan bahis soruşturmaları, yüzlerce kişi ve kulübü kapsayacak şekilde geniş bir sürece dönüştü. Hakemlerden teknik ekibe, futbolculardan kulüp yöneticilerine kadar farklı kategorilerde disiplin soruşturmaları başlatıldı. Soruşturmalar kapsamında birçok isim hakkında disiplin soruşturması açıldı ve bunların önemli bir kısmı disiplin kurullarına sevk edildi.
Bu süreçte kulüpler de iç soruşturmalar yürütmek zorunda kaldı ve futbol kamuoyunda şeffaflık talebi arttı. TFF yetkilileri disiplin süreçlerinin adil ve şeffaf bir şekilde yürütüleceğini açıkladı ve yasağa uymayanlarla ilgili disiplin hükümlerinin kararlılıkla uygulanacağını duyurdu.
TFF yönetmelikleri çerçevesinde bakıldığında, bir kulüp yöneticisinin kendi takımına veya rakip takıma bahis oynaması tek başına bir küme düşürme nedeni olarak değerlendirilmez. Bununla birlikte, bahis oynamak yasağın ihlali anlamına gelir ve ciddi disiplin yaptırımları uygulanmasına yol açar. Eğer bahis oynamanın ötesinde müsabaka sonucunu etkileyen bir davranış söz konusuysa, bu durumda ağır sportif cezalar gündeme gelebilir ve kulüplerin durumu çok daha ciddi hale gelebilir.