Avukat Bülent Cansu'nun dile getirdiği görüş, tamamen terminoloji ve kanuni dayanak tartışmasına dayanıyor. Cansu, konuyu hukuki açıdan sadeleştirerek şöyle açıklıyor:
Mevcut uygulamada adliyelerde kurum tabelası ve resmi yazışmalarda genellikle:
"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı"
"Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı"
ifadeleri kullanılmaktadır.
Ancak teknik olarak ceza muhakemesi sisteminde yerel düzeyde kurumun adı "Cumhuriyet Savcılığı"dır. "Başsavcı" ise o savcılığın yöneticisidir. Yani unvan kişiye aittir; kurumun kendisine değil.
Bu nedenle Cansu'ya göre doğru kullanım:
"(İl / ilçe adı) Cumhuriyet Savcılığı"
şeklinde olmalıdır.
Uygulamadaki kullanım, idari yapılanma ve teamül gereği yerleşmiş durumda. Özellikle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluşu Hakkında Kanun'da yapı "Cumhuriyet başsavcılığı" olarak düzenlenmiştir.
Bu nedenle mevcut mevzuat değişmeden terminolojinin tamamen "Cumhuriyet Savcılığı"na dönmesi mümkün değildir. Cansu'nun belirttiği gibi bunun için açık bir yasa değişikliği gerekir.
Buradaki durum farklıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı anayasal bir makamdır ve doğrudan başsavcılık olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle:
"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı" ifadesi hukuken doğrudur.
Çünkü burada başsavcılık bir kurumun resmi adıdır.
Özetle; yerel düzeyde teknik olarak "Cumhuriyet Savcılığı" tabirinin daha doğru olduğu savunulurken, mevcut kanuni düzenleme nedeniyle "Cumhuriyet Başsavcılığı" kullanımı devam etmektedir. Buna karşılık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesi ise hukuki dayanağı olan doğru bir kullanımdır.
