Anayasa Mahkemesi (AYM), adli yardım talebinin yalnızca başvurucunun aktif mükellef kaydı bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesini hak ihlali saydı. Yüksek Mahkeme, eksik incelemeyle verilen ret kararının, Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetti.
Bireysel başvuruya konu olayda başvurucu, açtığı davada adli yardım talebinde bulundu. Talebine dayanak olarak taşınır ve taşınmaz mal varlığı bulunmadığına ilişkin belgeleri mahkemeye sundu. Ayrıca cismani zarar nedeniyle çalışma hayatının sona erdiğini belirten başvurucu, aktif olarak çalışmadığını gösteren SGK hizmet dökümünü de dosyaya ekledi.
Adli yardım talebinin reddine karar verilmesinin ardından yaptığı itirazda da ödeme gücünün bulunmadığını ayrıntılı biçimde açıklayan başvurucu, ekonomik durumunun kapsamlı şekilde incelenmesini talep etti.
Ancak ilk derece mahkemesi, sunulan belgeleri bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutmadan, yalnızca başvurucunun aktif mükellef kaydı bulunduğu gerekçesiyle adli yardım talebini reddetti.
Anayasa Mahkemesi kararında, mahkemelerin adli yardım taleplerini değerlendirirken başvurucunun ekonomik durumunu somut veriler ışığında ve tüm belgeler birlikte ele alarak incelemesi gerektiğine dikkat çekti.
Kararda, başvurucunun ödeme gücü bulunmadığı yönündeki iddialarının araştırılmadığı, dosyaya sunulan belgelerin birlikte değerlendirilmediği ve yalnızca aktif mükellefiyet kaydına dayanılarak ret kararı verildiği vurgulandı.
AYM, bu yaklaşımın ölçülülük ilkesine uygun olmadığını belirterek, mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin orantılı sayılamayacağını ifade etti.
Yüksek Mahkeme, söz konusu uygulamanın Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlali anlamına geldiğine karar verdi.
Karar kapsamında:
Mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına,
Kararın, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun iş bölümü kararı gereği İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesine iletilmek üzere İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Başvurucunun tazminat talebinin ise REDDİNE hükmedildi.
AYM'nin bu kararı, adli yardım taleplerinin değerlendirilmesinde mahkemelerin daha kapsamlı ve titiz bir inceleme yapması gerektiğini ortaya koydu. Özellikle sadece vergi mükellefiyeti kaydının bulunmasının, kişinin fiilen ödeme gücünün olduğu anlamına gelmeyeceği vurgulandı.
Karar, ekonomik imkânsızlık nedeniyle dava açmakta zorlanan kişilerin mahkemeye erişim hakkının korunması bakımından emsal niteliği taşıyor.
Anayasa Mahkemesi'nin bu içtihadı, adli yardım uygulamalarında ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerinin daha güçlü şekilde gözetilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.