Savunma makamına yönelik yeni düzenleme hazırlıkları hukuk camiasında tartışma yarattı. Avukat Hakları Grubu tarafından yapılan yazılı açıklamada, cezaevlerinde avukat–müvekkil görüşmelerine ağır kısıtlamalar getirilmesini öngören taslak çalışmaya sert tepki gösterildi. Grup, planlanan değişikliklerin savunma hakkını zedeleyeceğini ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu vurguladı.
Basına yansıyan bilgilere göre hazırlanan taslakta, avukatların cezaevindeki müvekkilleriyle gerçekleştirdiği görüşmelere yeni sınırlamalar getirilmesi planlanıyor. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin "güvenlik" gerekçesiyle savunma faaliyetlerini idarenin takdirine bırakacağı ifade edildi.
Taslakta yer aldığı belirtilen düzenlemeler arasında şunlar öne çıkıyor:
Görüşme zamanı ve yerinin cezaevi idaresi tarafından belirlenmesi,
Acil durumlarda dahi randevu zorunluluğu getirilmesi,
Avukatlara yönelik "ek güvenlik" uygulamaları.
Grup, bu uygulamaların meslek onurunu zedelediğini ve savunma makamını yürütme organının kontrolüne açık hale getirdiğini savundu.
Açıklamada, avukatların cezaevine "ziyaretçi" sıfatıyla gitmediği, yargının bağımsız ve kurucu unsurlarından biri olduğu hatırlatıldı. Savunma makamının yargı erkini tamamlayan asli bir unsur olduğuna dikkat çekilerek, idarenin inisiyatifiyle sınırlandırılmasının hukuk devleti ilkesine zarar vereceği belirtildi.
Yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
"Savunma makamı hiçbir koşulda cezaevi idaresinin takdirine bırakılamaz. Adil yargılanma hakkını hiçe sayan bu tasarı derhal geri çekilmelidir."
Hukuk çevreleri, avukat–müvekkil görüşmelerinin gizliliği ve kesintisizliği ilkesinin hem Anayasa hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığını hatırlatıyor. Özellikle ceza infaz kurumlarında yapılan görüşmelerin savunma hakkının etkin kullanımı açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.
Planlanan düzenlemenin hayata geçmesi durumunda, özellikle acil başvuru, itiraz ve temyiz süreçlerinde ciddi aksamalar yaşanabileceği ifade ediliyor. Bu durumun, tutuklu ve hükümlülerin savunma haklarını fiilen zorlaştırabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Açıklamada, taslağın geri çekilmesi için tüm meslektaşlara çağrıda bulunularak, savunma hakkının korunmasının yalnızca avukatların değil, toplumun tamamının adil yargılanma güvencesi olduğu vurgulandı.
Yeni düzenleme hazırlıklarının önümüzdeki günlerde netleşmesi beklenirken, hukuk camiasında konunun geniş katılımlı şekilde tartışılması öngörülüyor.