Tarih: 18.02.2026 14:59

Ağır Ceza Mahkemelerinin Bitmeyen İnadı: Yeniden Yargılama Konusu

Facebook Twitter Linked-in

Ağır Ceza Mahkemelerinde kesinleşmiş hükümlere ilişkin tartışmalar yargı gündemindeki yerini koruyor. Özellikle Marmara Bölgesi başta olmak üzere farklı illerde görülen bazı davalarda, yargılama sonrasında ortaya çıktığı iddia edilen yeni delil ve belgeler ile emsal kararların değerlendirilmemesi kamuoyunda eleştirilere yol açıyor. Hukuk çevrelerinde, kesinleşmiş dosyalarda ortaya çıkan yeni gelişmelerin yeniden yargılama sürecine konu edilmemesinin mağduriyetlere neden olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Son aylarda basına da yansıyan bazı örneklerde, ağır ceza mahkemelerinde sonuçlanan davalarda aradan geçen süre içinde dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte bilgi ve belgelerin ortaya çıktığı; ancak buna rağmen bazı mahkemelerin yeniden yargılama taleplerini reddettiği öne sürüldü. Bu durum özellikle hükümlülerin tahliye ihtimali bulunan veya cezanın niteliğini etkileyebilecek dosyalarda daha fazla tartışma yaratıyor.

Hukukçular, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yargılamanın yenilenmesinin istisnai bir yol olduğunu, ancak yeni ve hükmü etkileyecek nitelikte delillerin varlığı halinde mahkemelerin bu talepleri titizlikle değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Emsal kararların ve sonradan ortaya çıkan kanıtların dikkate alınmaması ise bazı kesimler tarafından "adalete erişim hakkının zedelenmesi" olarak yorumlanıyor.

Vatandaşlar, sosyal medya platformları ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden seslerini duyurmaya çalışırken, bu başvuruların sayısındaki artış dikkat çekiyor. Özellikle aileleri ve yakınları tarafından yapılan paylaşımlarda, yeniden yargılama taleplerinin reddedilmesinin "adalet arayışını" derinleştirdiği ifade ediliyor. Birçok paylaşımda, dosyalara ilişkin yeni bilgi ve belgelerin değerlendirilmemesinin kamu vicdanını rahatsız ettiği vurgulanıyor.

Yargıya güven konusunun, son dönemde kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri olduğu biliniyor. Bu kapsamda hükümet programında da yargıya duyulan güvenin artırılmasının öncelikler arasında yer aldığı açıklanmıştı. Adalet sistemine yönelik reform beklentileri sürerken, özellikle ağır ceza mahkemelerinde görev yapan heyetlerin uygulamalarının daha şeffaf ve denetime açık olması gerektiği yönünde görüşler dile getiriliyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in göreve gelmesiyle birlikte yargı sistemine ilişkin yeni bir dönemin başladığı değerlendirmeleri yapılıyor. Yargı camiasının içinden gelen ve uzun yıllar soruşturma ile kovuşturma süreçlerinde görev alan Gürlek'in, uygulamadan kaynaklanan sorunlara çözüm üretmesi bekleniyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre, ağır ceza mahkemelerindeki işleyişe dair kapsamlı bir değerlendirme yapılması ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik adımlar atılması ihtimal dahilinde görülüyor.

Uzmanlar, yeniden yargılama müessesesinin keyfi değil, hukuki kriterler doğrultusunda işletilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ancak yeni delil, sahtecilik tespiti, tanık beyanlarının değişmesi veya Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda oluşan yeni içtihatlar gibi gelişmelerin dosyaların kaderini etkileyebileceğine işaret ediliyor. Bu nedenle ağır ceza mahkemelerinin, kesinleşmiş dosyalarda ortaya çıkan yeni durumları ayrıntılı ve gerekçeli kararlarla değerlendirmesi gerektiği ifade ediliyor.

Kamuoyundaki beklenti ise net: Hukukun üstünlüğü ilkesine uygun, şeffaf ve gerekçeli kararlarla adalete olan güvenin yeniden güçlendirilmesi. Önümüzdeki süreçte ağır ceza mahkemelerine yönelik olası idari ve yapısal düzenlemelerin, hem uygulama birliğini sağlaması hem de vatandaşın adalet sistemine olan güvenini artırması bekleniyor.

Yeni dönemde ağır ceza mahkeme heyetlerinde ciddi bir değişiklik yaşanırsa kimseye sürpriz olmaz.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —